15 Temmuz kahramanları o geceyi anlattı

15 Temmuz kahramanları o geceyi anlattı
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

15 Temmuz Darbe Girişimi’ne karşı verdikleri mücadeleyle akıllara kazınan sembol isimler Mehmet Köse, Şerife Boz ve Abdullah İrgin Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen ‘Tecrübe Konuşuyor’- ‘İçimizdeki Kahramanlar’ konulu söyleşide yaşadıklarını anlattı.

Şair Zihni Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü sinema ve dizi oyuncusu İsmail Hakkı’nın yaptığı program vatandaşların yoğun ilgisine sahne oldu.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni anlatan sinevizyon gösterimiyle devam etti. Vali İsmail Ustaoğlu programın açılışında yaptığı konuşmada salonu dolduran vatandaşlara teşekkür ederek, “Tıpkı 15 Temmuz akşamında sokaklarda olduğunuz gibi şimdi de burada olmanız beni ziyadesiyle mutlu etti ve aynı zamanda gururlandırdı.” dedi.

Darbe girişimin yaşandığı akşam Şair Zihni Kültür Merkezi’nde Uluslararası Dede Korkut Kültür ve Sanat Şölenleri dolayısıyla düzenlenen bir programa katıldığını ifade eden Vali İsmail Ustaoğlu o gece yaşananları şu ifadelerle özetledi: “ O akşam biz yine buradaydık. Dede Korkut Şölenleri dolayısıyla düzenlenen bir organizasyon vardı. Bu salondan çıktıktan hemen sonra televizyondan Boğaz Köprüsü’nün tanklar tarafından kapatıldığını ve darbe girişiminde bulunulduğunu öğrendik. Kısa bir süre içerisinde gerekli birimlerimizle koordinasyonu sağlayarak derhal harekete geçip, ailemizle helalleşerek hükümet konağının yolunu tuttuk.” diye konuştu.

Darbe girişimini kâbus olarak niteleyen Vali İsmail Ustaoğlu sözlerine şu şekilde devam etti: “Ama içimizdeki kahramanlar bu kâbusu 15 Temmuz’un ertesi sabahında aydınlığa çevirip ülkemizin ve milletimizin geleceğini gasp etmeye çalışanlara karşı, tankların önüne yatarak, mermilere siper olarak topyekûn demokrasinin yanında, cumhuriyetinin yanında, geleceğinin yanında mücadele verdi. Kurtuluş Savaşı’nda verdiği o destansı mücadeleyi bir kez daha verdi.” şeklinde konuştu.

Vali İsmail Ustaoğlu darbecilerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına karşılık vererek meydanlara dökülen halkı hesaba katamadıklarını vurgulayarak Türk Milleti’nin darbeye darbeyle karşılık vererek bir kez daha tarihe geçtiğinin altını çizdi. Darbe girişimine karşı mücadele ederken hayatını kaybedenleri de unutmayan Vali İsmail Ustaoğlu, “Bizim inancımıza göre peygamberlik mertebesinden sonra en yüksek mertebe olan şehitlik mertebesine yükselen kardeşlerimiz inşallah öbür dünyada bizlere şefaatçi olur. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Açılış konuşmalarının ardından dizi ve sinema oyuncusu İsmail Hakkı’nın moderatörlüğünde başlayan söyleşinin ilk bölümünde, eşinin hafriyat kamyonunu darbecilere karşı kullanmak üzere İstanbul’un Taksim Meydanı’na çıkaran Gümüşhaneli Şerife Boz 15 Temmuz Gecesi yaşadıklarını anlattı.

Kendisini Gümüşhaneli dört çocuk annesi bir ev hanımı olarak tanıtan Boz, vatanını, milletini ve bayrağını çok seven bir Anadolu kadını olduğunu söyledi. 15 Temmuz Gecesi’nin kendisi için çok karanlık ve unutulmayacak bir gece olduğunu dile getiren Şerife Boz o gece yaşadıklarını şöyle anlattı, “15 Temmuz Gecesi televizyon izlerken köprünün çok kalabalık olduğunu gördüm. Eşim yeni namaz kılıp yatmıştı. Eşimi uyandırmak istedim. Bana, ‘Bugün Cuma, kalabalık olması normal.’ dedi. Bende karşılık olarak askerlerin her tarafı tuttuğunu söyleyince yerinden kalktı televizyona bakıp çıkıp gitti.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokağa çıktığını aktaran Boz, “Hiç korkmadım. Sokağa indim. Herkese mücadele etmesi yönünde çağrıda bulundum. Dil, din, ırk hiçbir ayrım olmadan her kesimden insan o gece sokaktaydı. Onları yanıma alarak gittim. Ama hiç kendimde değildim. Oraya kadar dua ederek, bağırarak gittim. Gittiğimde mahşeri bir kalabalık vardı. Selalar veriliyordu.” dedi.

Şerife Boz ikinci boğaz köprüsünde askerlerin köprüyü kapattığını aktararak, “Herkes tankların üzerine çıktı. Bende ellerimi açıp dua etmeye başladım. Askerler halka karşı direnmeye başladı fakat başarılı olamadılar. Daha sonra teslim olan askerleri Kavacık’taki karakola götürdüler. Sonra eşim beni alıp eve götürdü. Fakat benim aklım halen orada. Namazı kıldıktan sonra kendi kendime uyumayacağım dedim. Eşime de tekrar sokağa çıkalım diye teklifte bulundum. Eşim bu teklifimi kabul etmedi kendi gitti. Daha sonra telefonla kendisine ulaştım ama yanına gitmemi yine kabul etmedi.” diye konuştu.

Eşinin telefon çağrılarına cevap vermemesi üzerine komşusundan yardım istediğini belirten Boz, “Karşı komşuma bağırdım, çocuklarımı hazırladım sokağa indim. O anda kapının önünde olan kamyonu gördüm. Besmeleyle kamyona bindim tekbir alarak, yavaş yavaş Taksim’e kadar gittim.” ifadelerini kullandı.

Moderatör İsmail Hakkı’nın medyada geniş yer bulan fotoğrafını hatırlatması üzerineküçük yaşlardan itibaren araç kullanmasını bildiğini ifade eden Şerife Boz, “Kamyonu gören üstüne çıktı. Bir taraftan gidiyorum bir taraftan da içimde bir şey olacak diye bir korku var. En sonunda gittim ve eşim yanıma geldi. ‘Sen bunu buraya nasıl getirdin?’ diye sordu bana. O sırada polis miydi artık bilmiyorum o kişi eşime kızdı. Sen niye karışıyorsun diye. Sanıyorum eşim olduğunu bilmiyordu. Bende kendi kendime ‘Zaten bunu buraya getirdim. Nasıl olsa geri gidecek.’ diye düşündüm. Zaten ondan sonra sürekli kornasına basarak darbeye karşı mücadele edenlere destek verdim.” sözleriyle o kareleri anlattı.

Darbe girişimin asıl amacının Türkiye’yi yıkmak olduğunu söyleyen Şerife Boz, gençlere tek millet, tek yürek olma çağrısında bulunarak sözlerini noktaladı.

Darbecilerin elinden aldığı ve kullanmasını hiç bilmediği tankın kumandasına geçerek 15 Temmuz Gecesi’nin bir diğer sembol ismi olan Mehmet Köse ise asıl kahramanların bedenlerini tankların önüne atanlar olduğunu söyledi. Sözlerine darbe girişimine karşı mücadele ederken hayatını kaybedenleri anımsatarak devam eden Köse, “Bu çocuklar ellerinde bayraklarla darbecilerin üzerine yürüdü. Acaba onlara kurşun sıkarken kendi çocuğunu hiç düşündün mü?” Ben bunu merak ediyorum. Eğer siz bunları unutursanız, onların hakları size haram olur.” cümlelerini kullandı.

Mehmet Köse belediyede vinç operatörü olarak görev yaptığını bildirerek, hayatında hiç tank kullanmadığını ve darbe girişimine karşı mücadele eden vatandaşlar tarafından çalışamaz duruma getirilen tankı yoldan kaldırmak için olay yerine gittiklerini anlattı. Yol üzerinde bulunan tankın vinçle kaldırılamayacak kadar ağır olduğunu dile getiren Köse, “30 tonluk vinç bunu kaldıramaz. Ne yaparız diye düşünürken anahtarlarını istedim. Hemen anahtarlar geldi. İçine bindim ve beş dakikada sürdüm. Allah öyle bir güç verdi ki; millet tankın önünde canını siper ederken ben orada bir tankı sürmezsem o şehitler bize hakkını helal etmez.” sözleriyle o anları ifade etti.

Kendisinin 15 Temmuz Gecesi’nde birden fazla zırhlı aracı emniyet güçlerine teslim ettiğini bildiren Köse, “Allah gençlerimizden razı olsun. Daha önceden kendi kendime, ‘Bu Gençlik nereye gidiyor?’ diye ön yargılı olarak sorular sorardım. Ama öyle değilmiş. Öyle bir gençlik gördüm ki, elinde bayrak, göğsünde imanla tankın üzerine yürüyen, şahadet şerbeti içmek isteyen bir gençlik gördüm. Allah razı olsun hepsinden.” diye konuştu.

15 Temmuz Gecesi darbeciler tarafından alıkonulan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı, Genelkurmay binası içerisinde oda oda aradığı görüntülerle hafızalarda yer edinen Abdullah İrgin’de o geceye dair tanık olduğu olayları şu şekilde anlattı: “Aslen Muşluyum, Edirne’de oturuyorum. O gün Kızılay’da, Muş’ta görev yapan bir polis arkadaşımla otururken uçakların alçak uçuş yaptığını gördüm. Kendi aramızda şaka olarak darbe yaptılar dedik. Darbe gören birisi değilim. Polis arkadaş durum hakkında bilgi almak için haber merkezini aradı. Ona gelen bilgi teröristlerin uçak kaçırdığı ve savaş uçaklarının bunu engellemek için uçtuğu yönündeydi. Uçakların uçuşu baya alçaklaşmaya başlayınca sonra arkadaşım tekrar arama yaptı. Bu defa Genelkurmay’da rehine krizi var denildi. Biz o zaman darbe olduğunu anladık. Kızılay bir anda boşaldı. Aradan beş dakika geçtikten sonra arkadaşımı da göreve çağırdılar. Bu sırada yanımızdan geçen askerlerin telefonla birliklerine çağrıldıklarını işittim. Bende meydana doğru ilerledim. Sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’ne saldırı oldu denildi ve oraya gittik. Ardından Genelkurmay Başkanı Hulusi Paşa’yı rehin aldıkları söylendi ve oraya geçtik. Yerini bilmediğim için yerini tarif alarak buldum. Biz gittiğimizde insanlar demirleri falan kırmışlardı. Camlarda olan demir parmaklıklardan bir kaçını zorladım. Bir tanesi üzerime devrildi. Bunu şu an deseler yapamam. Allah’ın o zaman verdiği bir güçle bunu yaptım. Allah o gün bu zalimlere fırsat vermemek için herkesin içindeki korkuyu aldı bana göre. Sonra camı kırıp içeri girdim. Aklımızda gidip konuşuruz. Hulusi Paşa’yı kurtarırız gibi bir düşünceyle girdik. Sonrasında karşımıza bir astsubay ve uzman çavuş çıktı bizi sıkıştırdılar. Ellerinde silahları vardı. Bize oradan çıkmamızı söylediler. Girdiğimiz yerden çıkmaya çalıştık fakat izin vermediler. Merdivenlerden aşağı gönderdiler. Bizde o yönden gitmek istemeyince bize ateş ettiler. Sonra bir şekilde dışarıya çıktım. O ara ben birisine takılıp yere düştüm. İçeride resmen keyfine göre ateş ettiler bize. Bunlar bizim askerlerimiz değil. Bizim askerimiz işte burada aramızda. Bizim askerimiz işte buradaki şerefli komutanımız gibi olur.”

15 Temmuz’un unutulmasının Türkiye’yi Suriye gibi yapacağını ifade eden İrgin, “Çocuklarımız Aylan Bebek gibi olmasın istiyorsak 15 Temmuz’u ne unutun ne de unutturun.” Sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Program sonunda söyleşiye katılan Şerife Boz, Mehmet Köse, Abdullah İrgin ve İsmail Hakkı’ya Türk Bayrağı ve çeşitli hediyeler verildi. Darbe kahramanlarına ödüllerinin verilmesinin ardından Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Daire Başkanı Rasim Arı, Vali İsmail Ustaoğlu’na ‘Al bayrak’ hediye etti. Vali İsmail Ustaoğlu da hediyesini öpüp altına koyarak kabul etti.

Ayrıca programda Veysel Çeliktepe’nin 15 Temmuz Gecesi’ni aydınlatmalı cam üzerine kum ile çizdiği sahnelerle anlattığı gösterisi izleyicilerden yoğun alkış aldı. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Şair Zihni Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Vali İsmail Ustaoğlu ve Hanımefendi Şenay Ustaoğlu, Garnizon Komutan Vekili Jandarma Albay Celal Mahmut Solak, Belediye Başkanı Mete Memiş, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uğurlu, İl Emniyet Müdürü İsa Bülent Kaya, İl Genel Meclis Başkanı Yusuf Elçi, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Daire Başkanı Rasim Arı, Adalet Komisyonu Başkanı Mustafa Hayri Tacın, Defterdar Davut Karadağ, İl Müftüsü Kemalettin Aksoy, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Cengiz Karakaşoğlu, Yurt-Kurt İlk Müdürü Şerif Bayram, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Hakan Kobal, CHP İl Başkanı İbrahim Kaldırımoğlu, Milli Boksör Onur Şipal, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

FOTO GALERİ

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.