Borusan Mannesman Çelik Boru Sektöründe İş’te Eşit Kadın Sertifikası Almaya Hak Kazanan İlk Şirket Oldu

Borusan Grup şirketlerinden Borusan Mannesmann, çelik boru sektöründe bir ilke daha imza attı. Sektöründe bugüne kadar pek çok öncü çalışmayı hayata geçiren ve geçtiğimiz senelerde sektörünün ilk sürdürülebilirlik raporunu yayınlayan şirket, İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı almaya hak kazanan ilk çelik boru şirketi oldu. 

Türkiye çelik boru pazarının lideri Borusan Mannesmann, iş hayatında kadınlara eşit haklar ve fırsatlar sunan kurumların bağımsız bir şekilde denetlenmesiyle verilen İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı almaya hak kazandı. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Intertek işbirliği ile gerçekleştirilen denetim ve sertifikalandırma sürecinde;  Yönetim Sistemi, İşe Alım ve Çalıştırma, İş Sağlığı ve Güvenliği, Tedarik Zinciri ve Sosyal Etki olmak üzere 5 ana başlıkta değerlendirilen Borusan Mannesmann, sertifikayı almaya layık görülen çelik sektörünün ilk şirketi oldu. 

Kurumlar bağımsız denetim sonrası sertifikalandırılıyor

İş hayatında kadınlara eşit haklar ve fırsatlar sunan kurumlar, Sürdürülebilirlik Akademisi ve Intertek işbirliği ile bağımsız bir denetim sonrası sertifikalandırılıyor. Sertifikaya hak kazanan özel şirketlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin eşitlikçi yaklaşımlarının bu yöndeki dönüşümü desteklemesi hedefleniyor. Bağımsız sertifikasyon denetimlerini 100’den fazla ülkede denetim, gözetim, test, kalite denetimi ve sertifikasyona kadar pek çok alanda hizmet veren İngiliz denetim şirketi Intertek gerçekleştiriyor. İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nın değerlendirme metodolojisine bakıldığında cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve ayrımcılık yapılmaması, ayrımcılığa karşı etkin bir yönetim sistemi oluşturulması, güvenli çalışma koşullarının sağlanması, şiddet ve tacizi önleme mekanizmalarının oluşturulması, tedarik zincirinin politikalar doğrultusunda bilgilendirilmesi, cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi için sosyal etki oluşturulması ve tüm paydaşların çözüme katılımının sağlanması gibi çok katmanlı ve detaylı bir analiz göze çarpıyor.

“Tüm çalışanlarımız için en uygun iş ortamını sağlıyoruz”

İş’te Eşit Kadın Sertifikası ile sektörlerinde bir ilke imza atmaktan mutluluk ve gurur duyduklarını ifade eden Borusan Mannesmann İnsan, Kurumsal Gelişim, Çevre ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Nihan Alhan, “Borusan Mannesmann olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli adımlar atan bir kurumuz. Bu alanda çalışmalarımıza yön veren Borusan Eşittir ekibimiz liderliğinde pek çok farklı ve uzun denetim sürecinden sonra İş’te Eşit Kadın Sertifikası’nı almaya hak kazandık. Bu sertifika ile cinsiyet farkı gözetmeksizin tüm çalışanlarımız için en uygun iş ortamlarını sağladığımızı ve böylece güçlü bir işveren markası olduğumuzu kanıtladık. Bizim için çok kıymetli olan bu sertifika, toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı çalışmalarımıza devam etmemiz için bizi motive edecek. Eşit çalışma ortamları için elimizden geleni yapmayı sürdüreceğiz“ dedi.

 Borusan Eşittir 

Borusan, Holding ve Grup şirketleri, iklim, insan, inovasyon olan sürdürülebilirlik odak noktaları içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kapsayıcı çalışmalara insan başlığı altında yer veriyor. Eşitlik odaklı ilk projesini 10 yıl önce hayata geçiren ve eşitliğe adanmış 10 yılda pek çok kişiye dokunan Borusan, toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarını Borusan Eşittir Platformu altında yürütüyor. Borusan Eşittir yaklaşımını iş süreçlerine ve hayata geçirdiği tüm projelere entegre ediyor. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Amgen Yurt Dışına Yetenek Transfer Etmeye Devam Ediyor

Çalışanlarını, kendi yol haritalarını çizmeleri konusunda teşvik eden, fırsatlarla dolu bir çalışma ortamı sunan Amgen Türkiye’den üç yetenek, Portekiz’de bulunan Amgen Capability Center’a (ACCP) atandı.   

İnsan kaynakları stratejisi ile çalışanlarına mutlu bir iş deneyimi sunmayı hedefleyen Amgen Türkiye, yurt dışına yetenek transferine devam ediyor. Çalışanlarına kariyerleri boyunca hem yurt dışında hem de Türkiye’de yerleşik olarak bölgesel sorumluluklar alabilecekleri fırsatlar yaratan Amgen Türkiye’den üç yetenek, Amgen Capability Center’da (ACCP) çalışmak üzere Lizbon’a gidiyor. 

Yurt dışı atamalar kapsamında Amgen Türkiye İç Kontrol ve Süreç İyileştirme Müdürü Merve Tuğçe Mökükcü, ACCP Business Enablement Proje Müdürü; Amgen Türkiye Muhasebe Kıdemli Müdürü Hakan Saatçi, ELMAC Konsolidasyon & Global Projeler Kıdemli Müdürü; Amgen Türkiye Stratejik Kaynaklandırma Kıdemli Müdürü Gülce Çelebioğlu ise WEMEA Stratejik Kaynaklandırma Kıdemli Müdürü olarak görev yapacak.

Her biri bulunduğu departmana liderlik edecek 

İş hayatına Ernst&Young denetim şirketinde başlayan Merve Tuğçe Mökükcü, ardından Sanofi’de İç Kontrol ve Süreçler Kıdemli Analisti ve İş Süreçleri Proje Müdürü olarak görev yaptı. 2018 yılında İç Kontrol ve Süreç İyileştirme Müdürü olarak Amgen Türkiye’ye katılan Mökükcü, global iç kontrol risk değerlendirme çalışmalarından sorumlu olarak, global ve lokal süreç iyileştirme/sadeleştirme projelerinde aktif rol aldı. Merve Tuğçe Mökükcü Business Enablement Proje Müdürü olarak yeni görevinde ELMAC bölgesi, Fransa, Almanya, Avusturya ve İsviçre’yi destekleyen General Admin & Diary ekibine liderlik edecek.

ELMAC Bölgesi Konsolidasyon & Global Projeler Kıdemli Muhasebe Müdürü olarak atanan Hakan Saatçi, Amgen’den önce Fox Networks Group ve Deloitte şirketlerinde çalıştı. 2016 yılında Global Muhasebe Müdürü olarak Amgen Türkiye’ye transfer olan Saatçi, TMEA, Amgen Türkiye ve Gensenta muhasebe süreçlerine liderlik etti ve global/bölgesel projelerde aktif görev aldı.

Amgen‘e 2018 yılında Amgen Türkiye ve Gensenta Stratejik Kaynaklandırma Kıdemli Müdürü olarak katılan Gülce Çelebioğlu, Amgen ve Gensenta kaynak tedarik süreçlerinin kesintisiz ve katma değer sağlayarak yürütülmesine liderlik etti. Çelebioğlu, pek çok yerel ve global projede de aktif görev aldı. Amgen’den önce GlaxoSmithKline’da Ülke Satınalma Müdürü pozisyonunda görev yapan Gülce Çelebioğlu ACCP’de WEMEA Hub’ında Stratejik Kaynaklandırma Kıdemli Müdürü olarak liderlik edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Yapı Sektörünün Zirvesi 45. Yapı Fuarı –Turkeybuild İstanbul Kapılarını Açtı

50 ülkeden Yapı ve İnşaat Sektöründen satın alma profesyonelini İstanbul’da buluşturan 45. Yapı Fuarı –Turkeybuild İstanbul dört gün boyunca devam edecek. 1,5 milyar Euro’ya yakın bir iş hacmi yaratması beklenen Yapı Fuarı- Turkeybuild, bölgedeki en etkili iş platformu olmasının yanı sıra, Türk yapı sektörünün en uzun süredir düzenlenen fuarı olma özelliğini de taşıyor. 

26-29 Nisan tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan fuar; Balkanlar, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan bölgedeki en büyük, dünyada ise beş büyük yapı fuarından biri olma özelliğini taşıyor. İhracatta önemli bir payı bulunan Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul’un 1,5 milyar Euro’ya yakın bir iş hacmi yaratması bekleniyor.

Ticaret Bakanlığı’nın desteği ile ICA Events tarafından düzenlenen fuar, güçlü küresel ağını inşaat sektörüne aktararak yeni iş olanakları, ortaklık ve satın alım fırsatları yaratmayı hedefliyor. Fuar kapsamında her yıl düzenlenen “VIP Alım Heyeti Programı” ile 50 ülkeden 300’ün üzerinde yabancı satın almacı ağırlanacak. Orta Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika’dan da alıcıların takibinde olan fuarda bu yıl Avusturya, Belarus, Çin, KKTC, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Endonezya, İtalya, Kazakistan, Katar, Romanya ve Rusya başta olmak üzere 17 ülkeden toplam 450’nin üzerinde yerli ve yabancı katılımcı yer alacak. 

Fuarın birinci gününde Zero Build tarafından organize edilen “Sıfır Enerji Binalar ve Kamu Yaklaşımı” başlığı ile gerçekleştirilen oturumun konuşmacıları arasında T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkanı Makine Yüksek Mühendisi Murat Bayram, Bursa Valiliği Enerji Yönetimi Bölümü Enerji Yöneticisi Levent Yazıcı, Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Enerji Verimliliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Doç. Dr. Selmin Ener Ruşen yer aldı. 

Bursa Valiliği Enerji Yönetimi Bölümü Enerji Yöneticisi Levent Yazıcı, konuşmasında kamuda ilk enerji yönetim birimi yazılımının Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yazıldığını belirtti.

Yazıcı sözlerine şöyle devam etti: “2021 yılında yenilik ve mali destek programında, Bursa Valiliği bünyesinde “kamu enerji yönetim merkezi” oluşturduk. Kamu enerji yönetim merkezi kamuya ait enerji faaliyetlerini düzenlemek amacıyla kuruldu. Ayrıca enerji verimliliği yazılımımız var. Milli Eğitim Müdürlüğünde 2015 yılından beri kullanılan ve 2021 yılından itibaren de tüm Bursa Valiliği ve yaklaşık 38 valiliğin de kullandığı enerji otomasyonunu yapıyoruz.” 

Yazıcı, konuşmasında bu yazılımı belediyeler, üniversiteler ve kamu kuruluşlarının kullandığını da belirtti. Ayrıca kamu kurumlarında ve okullarda ciddi bir ısı yalıtımı yaptıklarını belirten Yazıcı, çevre dostu okul projelerinde Zero Build konsepti ile Bursa’da renovasyonlar yaptıklarını anlattı.

Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, İstanbul’un en kalabalık ilçelerinden biri olan Kadıköy’ün enerji verimliliği konusunda yaptıklarını anlattı. 

Odabaşı konuşmasına, “Nefes aldığımız gezegene vefa ve saygımızı gösterebilmenin tek yolu özellikle, kamu kurumlarının adil, cesur politikalar geliştirmesine bağlı olduğuna inanıyorum” diyerek başladı. “Şehirlerin planlanması ve yönetilmesinde, sürdürülebilirlik hiç olmadığı kadar aciliyeti olan bir konu. Sürdürülebilir şehir, sürdürülebilir kentsel gelişme yeşil kent gibi hedefler de bu ihtiyaca çözüm üretme perspektifiyle stratejik planlarımız arasında” dedi. Kentsel dönüşümün ise diğer bir öncelikli konu olduğunu anlatan Odabaşı, “Kentsel dönüşüm kavramı çoğunlukla olası depremleri göz önünde bulundurarak mevcut yapıların depreme dayanıklı olarak dönüştürülmesine indirgenmekte. Oysa kentsel dönüşüm deprem gerçeğiyle birlikte başka bir doğa felaketi sayılan iklim değişikliğini de kapsayacak şekilde ekonomik sosyal ve çevresel boyutlarıyla sürdürülebilir şehir yaratma potansiyeli taşımaktadır” diye ekledi.

Odabaşı, “Kadıköy Belediyesi olarak sürdürülebilir enerji politikalarını destekleyen başkanlar sözleşmesine katıldık ve Paris İklim Anlaşması’nın da koyduğu hedefleri göze önünde bulundurarak 2018’de mecliste alınan karar ile 2030 yılına kadar emisyon salınımlarını %40 azaltmayı hedefleyen eylem planları hazırladık” dedi.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği ve Tesisat Daire Başkanı Murat Bayram, Sıfır enerjili binalara giden yolda yapılanlar ve planlananlar konusuna dikkat çekti. Bayram konuşmasında, “Kendi verdiğimiz zararları azaltabilmenin yollarını yine kendimiz bulmalıyız. Burada bulunma sebebimiz sıfır enerjili binalar. Bu binalar ile ilgili çok fazla farklı kavram tanım söz konusu. Fakat hepsinin gittiği yer aynı. Günün sonunda bir bina ihtiyaç duyduğu enerjiyi kendi üretecek ve kendi tüketecek, gelecekteki yapılarımız bu şekilde olacak” dedi.

Birinci gün “Sıfır Enerji Binalar ve Finansman” başlıklı panel ile devam etti. Oturumda, Yapılarda Enerji Verimliliği Derneği-VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, OECD Türkiye Büyükelçisi ve Yenilenebilir Enerji Araştırmaları Derneği-YENADER Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin yer aldı. 

Kerem Alkin sözlerine, “Küresel iklim krizinin etkilerini Avrupa’nın önemli bir kısmında yaşanan kuraklık sorunuyla gözlemlemekteyiz” diyerek başladı. OECD çatısı altında son 2 yıldan beri özellikle Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi çerçevesinde ele alınan konular noktasında, bir süreçten geçildiğini belirten Alkin, önümüzdeki dönemde iklim krizinin yönetimi ve havaya karbon salımınının  minimum düzeyde tutulabilmesi için enerji verimliliği konusunda gerek uluslararası gerekse ülkeler bazında nasıl daha çok iyileştirilebilir sorusuna yoğunlaşıldığını ve bununla ilgili yapı kimyasalları ve ürünleri noktasında ortaya konabilecek yenilikçi çalışmalara örnek raporlara dikkat çekilmesi gerektiğini vurguladı.

Oturumun devamında Emre Alkin; enerjiyi verimli kullanmak ve alternatif enerji bulmanın önemine değindi. Alkin, enerjiyi uzaktan getirmek ne kadar mantıklı sorusuna cevap verirken; Enerji bakanlığından gelen verilerle Türkiye’de 2022 yılından beri yerli ve milli enerji kullanımının arttığını belirtti. Enerji verimliliğinde ustanın önemine de değinen Alkin, uygulayıcının doğru bir uygulamayla doğalgaz faturasının %50 oranında düşürülebileceğini söyledi.

Yapı Fuarı –Turkeybuild İstanbul birbirinden önemli konuları masaya yatıracağı etkinlik programı ile 4 gün boyunca devam edecek.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aktif Bank iştiraki Aktif Portföy’de önemli üst düzey atama

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank’ın fon yönetimi alanında lider iştiraki Aktif Portföy’de bayrak değişimi gerçekleşti. Son olarak Aktif Bank Özel Bankacılık ve Yatırım Hizmetleri Bölüm Başkanı olarak görev alan Yasin Atikler, artık Aktif Portföy Genel Müdürlüğü görevini üstlenecek.

Yerli ve yabancı müşterilerine yüksek verimli yatırım alternatifleri sunan Aktif Portföy’de üst düzey bir atama gerçekleşti. 19 seneyi aşkın süredir bankacılık alanında engin deneyimleri bulunan ve 2019’dan bu yana Aktif Bank bünyesinde çalışan Yasin Atikler, Aktif Portföy’ün Genel Müdürü olarak atandı.

Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Birimler Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun olduktan sonra genç yaşta bankacılık sektörüne atılan Yasin Atikler, kariyerinin ileriki yıllarında Bahçeşehir Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı (Executive MBA) yaptı. 19 yılı aşan sektör tecrübesiyle Aktif Bank Özel Bankacılık Birimi’nde çeşitli üst düzey görevler üstlenen Atikler, 1 Nisan 2023 itibarıyla Aktif Portföy ekibine Genel Müdür olarak liderlik ediyor.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hepa Türkiye’ de Üst Düzey Atama “Yeni Genel Müdür Yalçın Orhon”

Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı HEPA TÜRKİYE’de üst düzey atama yapıldı. Türkiye ve Macaristan arasındaki karşılıklı ticari ilişkilerin gelişmesine yönelik ülkeler arası köprü görevi gören HEPA’nın yeni Genel Müdürü Yalçın Orhon oldu. 

Türkiye Macaristan ticari ilişkileri açısından oldukça önemli bir pozisyona sahip olan HEPA Türkiye’nin yeni Genel Müdürlüğü görevine iş dünyasının deneyimli ismi   Yalçın Orhon atandı.

Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı, Macaristan Ulusal İhracat Stratejisi doğrultusunda hareket eden Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı HEPA’nın Türkiye ve Yunanistan’dan sorumlu resmi temsilcisi olarak 2015 yılında kurulan HEPA Türkiye, karşılıklı ticari ilişkilerin gelişmesine yönelik ülkeler arası köprü görevi görüyor. Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da, ayrıca Atina ve Budapeşte’de yer alan toplam 6 ofisi ile faaliyet gösteren HEPA hizmet verdiği Macar şirketlerin ürün ve hizmetlerini Türkiye ve Yunanistan pazarlarında tanıtarak karşılıklı ticaretin gelişmesine katkı sağlıyor ve ülke ekonomilerinin büyümesinde önemli rol oynuyor. Pazar araştırma raporları hazırlamak, şirketlerin doğru ve güvenilir yerel partnerler bulmalarına yardımcı olmak, Macaristan’dan ürün tedarik etmek isteyen Türk ve Yunan firmalarına tedarikçi sağlamak gibi hizmetleri bulunan HEPA Türkiye, ayrıca, tanıtım faaliyetleri kapsamında, ülke günleri düzenleyip katıldığı uluslararası ve yerel fuarlarda Macaristan firmalarını temsil ediyor. Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı HEPA Türkiye, Türk girişimcilere Avrupa’ya ihracat fırsatı sunuyor. Yatırımcılar, HEPA’nın kendilerine sunduğu yol haritasından yararlanarak, ticari faaliyetlerini Avrupa’ya taşıyor.

HEPA TÜRKİYE Genel Müdürü Yalçın Orhon Kimdir?

Lise eğitimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladıktan sonra İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi, Kamu İşletmeciliği bölümünden mezun olan HEPA TÜRKİYE Genel Müdürü Yalçın Orhon; Indiana University of Pennsylvania dan MBA derecesini almıştır. Kariyerine 1984 yılında başlayan Orhon, kariyeri boyunca NCR, Iontech gibi şirketlere liderlik etmiştir. 2022 yılında dahil olduğu Polat Holding ailesinde Teknoloji Yatırımları Sektör Başkanı olarak görev alırken 2023 Nisan itibarıyla da HEPA TÜRKİYE’ye Genel Müdür olarak atanmıştır. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tütün üreticisi üretime geri dönüyor Tütün sektörü 900 milyon dolar ihracat hedefliyor

Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden tütünde 2021 yılında 35 TL olan kilogram fiyatı, 2022 yılında 70 TL’ye yükseldi. Tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artış Ege Bölgesi’nde 26 bin olan üretici sayısının 30 bine yükselmesine zemin hazırladı.

Türk tütün sektörü; 2022 yılını 828,9 milyon dolarlık ihracat performasıyla geride bırakırken, 2023 yılında 900 milyon dolar ihracat hedefliyor.

2022 yılında Ege Bölgesi’nde 26 bin üretici, 37 milyon kilo tütün üretimi yapmışken, 2023 yılı için tütün ihracatçısı firmalar, 30 bin üreticiyle sözleşme yaptı. Üretici sayısındaki artışın rekolteye de olumlu yansıması ve Ege Bölgesi’ndeki tütün üretiminin 45 milyon kiloya yükselmesi bekleniyor.

Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Ömer Celal Umur, tütün fiyatlarındaki yüzde 100’lük artışın tütün üreticisinin yüzünü güldürdüğünü, üreticilerin daha fazla tütün üretme arzusunda olduğunu aktardı. Umur, “Ege Bölgesi’nde 2022 yılında 26 bin olan tütün üreticisi sayısının da 2023 yılında 30 binin üzerine çıkacak. İhracatçı firmalarımız tütün üreticileriyle yaptıkları sözleşmeleri henüz Tarım ve Orman Bakanlığı’na teslim etmediler. Önümüzdeki günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı’na kontratlar iletilecek. Ege Bölgesi’nde 30 binin üzerinde üreticiyle 50-55 milyon kilo aralığında bir sözleşme yapıldığını öngörüyoruz. Bu sözleşmelerde genelde yüzde 10-15 fire olur. 45-50 bin tonluk bir üretim olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Tütün sektörünün 2023 ihracat hedefi 900 milyon dolar 

Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin 2022 yılı olağan mali genel kurul toplantısında basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Umur, Türk tütün sektörü olarak 2022 yılında ihracatımızı yüzde 6’lık artışla 782 milyon dolardan 828,9 milyon dolara çıkardıkları bilgisini verdi. Umur sözlerini şöyle sürdürdü; “2023 yılında girdi maliyetlerimizdeki artış nedeniyle tütün ihracat fiyatlarının dolar bazında yüzde 20-25 aralığında artmasını bekliyoruz. 2021 yılına göre rekoltemizdeki düşüşe rağmen ortalama ihraç fiyatlarındaki artış sayesinde 2023 yılında ihracatımızın yüzde 6 civarında artışını korumasını ve 900 milyon dolara çıkacağını öngörüyoruz. 2023 yılındaki üretim artışının 2024 yılındaki ihracatımıza olumlu yansıması olacak.

Türkiye’nin tütün ihracatında tütün ürünlerinin 576 milyon dolarlık pay aldığını, buna karşın yaprak tütün ihracatının 252 milyon dolar olduğunu vurgulayan Umur, Tütün mamulleri ihracatında ilk üç ülkenin 110,8 milyon dolarla Irak, 35 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri ve 30 milyon dolarla Gürcistan olduğunu kaydetti. Yaprak tütün ihracatının zirvesinde 62 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri yer alırken, Türkiye, İran’a 41 milyon dolarlık, Belçika’ya 37 milyon dolarlık yaprak tütün ihracatı gerçekleştirdi.

Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin mali genel kurul toplantısında 2023 yılı bütçesi 21 milyon TL olarak kabul edilirken, 2023 yılı iş programı da benimsendi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı