1. Haberler
  2. Bayburt Siyaset
  3. Maliye Bakanı Ağbal Gündeme İlişkin Açıklamalarda Bulundu

Maliye Bakanı Ağbal Gündeme İlişkin Açıklamalarda Bulundu

Maliye Bakanı Ağbal Gündeme İlişkin Açıklamalarda Bulundu
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Maliye Bakanı Naci Ağbal partisinin kadın kolları kongresine katılmak üzere geldiği Bayburt’ta basın mensuplarıyla bir araya geldi.

İl Merkezindeki bir otelde düzenlenen kahvaltıda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Ağbal, yapısal reformları değerlendirdi.

Bakan Ağbal gazetecilerin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu düşürmesi hakkında sorusu üzerine, kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkeler ve firmalar hakkında çeşitli ihtiyaçlara yönelik raporlar hazırladığını bu raporlara göre yatırımcıların pozisyon aldıklarını belirtti. Çalışmaların bu aşamaya kadar normal olarak yürütüldüğünü bildiren Bakan Ağbal, “Moody’s ya da diğer kredi kuruluşlarının Türkiye hakkında değerlendirmelerde bulunmuş olmaları beklenen şeyler. Burada beklenmeyen şeyler bu raporların hazırlanmasında politik saiklerin raporun hazırlanışında beklenmedik şekilde ortaya çıkmış olması.” dedi.
Değerlendirmelerini Moody’s’in 15 Temmuz sonrası Türkiye hakkında hazırladığı raporları dikkate alarak dile getirdiğini ifade eden Bakan Ağbal, “15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra çok beklenmedik bir şekilde sanki bir yerlerden talimat almışçasına Türkiye ile ilgili bir değerlendirme raporu yayınladı. Bu raporda Türkiye ekonomisiyle ilgili son derece karamsar, geleceğe dair Türkiye ile ilgili olumsuzlukları içeren, yatırımcılar bakımından da olumsuzluklar noktasında karar oluşturmaya matuf bir rapor yayımladılar. O raporu geçmişte çok dikkatle inceleyip analiz ettim. Ekonominin genel gidişatı, ileriye dönük riskler ve genel anlamda kamu yönetiminin kalitesi, kapasitesi konusunda bir takım değerlendirmelerde bulundu. Mesela Türkiye ekonomisiyle ilgili Türkiye’nin 2017 yılında yüzde 2 yada 3 oranında büyüyeceği, yurt dışında finansman bulmakta zorlanacağı, Türkiye’ye sermaye gelmeyeceği, Türkiye’nin kamu yönetiminde hızlı bir şekilde erozyon meydana geleceği şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Bu rapordan sonraki sürece hepimiz şahitlik ettik. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak 15 Temmuz alçak darbe girişiminin meydana getirebileceği sıkıntıları aşmak için ardı ardına kararlar aldık. Biz bunları yaptık. Türkiye ekonomisinin son 15 yılda yapmış olduğu ciddi reformlar var. Türkiye ekonomisinin 1990’lı yıllarda oluşan bütün kırılganlıkları ortadan kaldırıldı.” dedi.

Yüksek kamu açıkları ve sürdürülemez kamu maliyesi dengelerinden düşük kamu açıkları ve sürdürülebilir kamu finansmanının olduğu bir kamu maliyesi sistemini oluşturulduğunu söyleyen Bakan Ağbal, “1990’lı yıllardaki kırılgan bankacılık sistemi tamamen değiştirildi, reforma tabi tutuldu. Çok ciddi anlamda bankacılık sisteminde değişiklikler yapıldı. Bu sayede Türkiye’nin banka sistemi çok güçlü göstergelere sahip bir noktaya geldi. Türkiye ekonomisi dışa açıldı. İhracat hızlı bir şekilde arttı. Türkiye dünyanın dört bir tarafında farklı ülkelere ihracat gerçekleştiren bir ülke konumuna geldi. Bu süreçte altyapıda, eğitimde, sağlıkta olağan üstü yatırımlar yapıldı. Yine Türkiye’ye uluslararası doğrudan sermayenin gelmesini sağlayacak önemli yapısal reformlar yapıldı ve Türkiye’nin özellikle bu bölgede bir yatırım üssü olması noktasında da çok önemli bir çerçeve oluşturuldu. Şunu söylemek istiyorum; Türkiye ekonomisi hakkında rapor yazacak bir kuruluş Türkiye ekonomisinin bu kazanımlarını, birikimlerini göz ardı edemez. Nitekim 15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra bütün bu birikimler, kazanımlar Türkiye ekonomisinin geldiği noktadan sonra hükümet olarak aldığımız bu kararlar çok etkili bir şekilde sonuç vermeye başladı. Daha 2017’nin ilk çeyreğinden itibaren, ekonomide, üretimde, istihdamda, yatırımda, tüketimde, ihracatta göstergeler arka arkaya iyileşmeye başladı. Bu iyileşme yönündeki göstergeler bugüne kadar da devam ediyor.” diye konuştu.

Bakan Ağbal sözlerine şu şekilde devam etti: “Ekonomi Bakanımız açıkladı; çok yakın bir süreçte yaklaşık 100 milyarın üzerinde bir yatırımı Türkiye’de stratejik sektörlerde başlatacak olağanüstü yatırım kararları açıklıyoruz. Bu sektörlerin en önemli özelliği Türkiye’nin cari açığını uzun vadede aşağı çekecek yatırımlar olacak. Ekonomiyle, kamu yönetimiyle ilgili bu kadar olumlu gelişmeler varken Moody’s olarak kalkıyorsunuz bir rapor yayımlıyorsunuz Türkiye’de yapılan tüm bunları hiç yok farz ediyor dikkate almıyorsunuz. Türkiye ekonomisinin ortaya koyduğu dinamizmi, şoklara karşı direncini, geleceğe yönelik herkes tarafından ifade edilen olumlu yönlerini ifade etmeden dayanıksız bir rapor yazıp, ‘Türkiye’nin notunu indirdim.’ diyorsunuz. Bu raporun Türkiye bakımından bir itibarı yok dediysek yatırımcılar bakımından da bir itibarı yoktur. Türkiye ile ilgili doğrudan sermaye yatırımları devam ediyor. Geçen sene 12 milyar dolar yabancı sermaye gelmiş. Bu sene de gelecek. Türkiye’ye bugün birçok uluslararası şirket doğrudan yatırım yapmanın peşinde. Benim Moody’s ile ilgili yaptığım eleştiri doğrudan doğruya raporun analiz kısmında birçok hususun göz ardı edilmiş olması. Türkiye ekonomisinde son dönemde ortaya koyduğumuz iradenin yok farz edilmesi. Türkiye ekonomisinin yapısal kazanımlarının ve şoklar karşısındaki dayanıklılığının bu raporda göz ardı edilmiş olması ve ileriye yönelik olumlu beklentilerin de yok farz edilmiş olması. Dolayısıyla gerçekten Moody’s çok enteresan bir şekilde, beklenmedik anlarda, sanki özel olarak bir rol ve pozisyon verilmiş kendisine… Bu rol ve pozisyonun gereğini yerine getirmek adına çıkıyor iki sayfalık bir raporla ki bütün raporlarını okuyan bir insanım. Bir takım genel geçer ifadeler üzerinden ekonomiyle ilgili değerlendirmeler yapıyor. Bunun için halen söylüyorum; Türkiye ekonomisiyle ilgili yazılan bu rapor dayanaklardan yoksundur. Türkiye ekonomisinin kazanımlarını, gücünü, imkânlarını, şoklar karşısındaki dayanıklılığını göz ardı etmiştir. Bu açıdan da zaten piyasa Moody’s raporunu çok dikkate almadı. Moody’s bu tür raporları yayınladıkça kendi itibarını aşağı çekiyor.”

“Ülkeler hakkında not veriliyor da kredi derecelendirme kuruluşları hakkında not verilmeyecek mi ? Türkiye ekonomisine karşı bu şekilde maksatlı yazılan raporlar hakkında oluşabilecek zararlara karşı bütün hukuki yolların denenmesi lazım. Kimse bir ülkenin ekonomisiyle ilgili dayanaksız raporlar yazıp da keyfe mahsus zarar meydana gelmesine imkân vermemeli. Gerekirse bu konuyla ilgili bütün hukuki yollar kullanılacak.”

https://www.youtube.com/watch?v=qiKnE-9EAbg

0
be_en
Beğen
0
alk_
Alkış
0
mutlu
Mutlu
0
k_zg_n
Kızgın
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
_zg_n
Üzgün

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir