UEZ 2023'te Türk savunma sanayiinin değer yaratan projeleri ele alındı

UEZ 2023'te Türk savunma sanayiinin değer yaratan projeleri ele alındı
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SASAD’ın sponsorluğunu üstlendiği “Savunmada Yeni Teknolojiler & Yaratılan Değer” oturumunda sektörün önde gelen şirketlerinin liderleri, Türk Savunma Sanayi’nin geliştirdiği yeni teknolojiler ve yenilikçi ürünlerin neler olduğunu, yakın gelecekte sektörün gelişimine devam etmesi için nelerin planlandığını, sektörün gelecek yıllarda hangi yeni ve yenilikçi projelerle değer yaratarak yoluna devam edeceğini konuştu.

Moderatörlüğünü Kale Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay’ın yaptığı oturuma Aselsan Genel Müdür Yardımcısı ve MGEO Sektör Başkanı Ahmet Akyol, Roketsan Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Murat İkinci, STM Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Özgür Güleryüz ve BİTES Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürü Uğur Coşkun katıldı.

Osman Okyay: “Çift kullanıma sahip teknolojiler geliştirerek diğer sektörleri destekliyoruz”

Kale Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, “Sektörün 2022 yılı toplam cirosu bir önceki yıla göre yüzde 20,05 artarken ihracat yüzde 36.2 artmıştır. Sektörün toplam istihdamı ise yüzde 7.23 artarak 81 bin kişiye ulaşmıştır. Sektör, yüksek teknolojiler ve özellikle çift kullanıma sahip teknolojiler geliştirerek diğer sektörleri destekliyor, yüksek katma değer üretiyor. Savunma sistemlerine yönelik talepteki hızlı artış ve Ukrayna-Rusya arasındaki savaş, batılı ülkelerin üretim kapasite yetersizliğinin ortaya çıkmasına neden oldu. Türkiye’nin kendini geliştirdiği görülüyor ve sahada başarısı kanıtlanmış ürünleriyle potansiyel sunuyor. Avrupa ile ABD arasında politika ayrışmasını etkileyen faktör, ABD’nin yeni çıkardığı yasalar. ABD, kendi şirketlerinin yatırımlarını desteklediği için bu durum, ABD şirketlerinin Avrupa şirketlerine karşı haksız rekabet ortamında bulunmasına yol açtı. Devletler ile devlet dışı aktörler arasında silikleşen sınırlar oluşmaya başladı ve bu durum siber güvenlik, savunma sanayi ve istihbaratın işini oldukça zorlaştırdı. Alıştığımız birçok tanımın karşılıksız kaldığı bir dönemden geçiyoruz. Savunma sanayisindeki yüzde 1’lik bir ihracat artışı bile bizim için çok kıymetli” dedi.

Ahmet Akyol: “Milli ve yerli tasarımlarımızı dünyaya sunuyoruz”

Aselsan Genel Müdür Yardımcısı ve MGEO Sektör Başkanı Ahmet Akyol, “Türk Savunma Sanayii ile Aselsan’ın bir paydaşlığı ve yoldaşlığı var. Haberleşme, bilgi sistemleri, uzay radar, elektronik harp, su altı teknolojileri, elektro optik, güdüm, enerji, sağlık ve ulaşım gibi aslında birçok alanda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu sayede de yerli ve milli tasarımlarımızı dünyaya sunuyoruz. Şüphesiz yetişmiş insan kaynağımız ve tüm sanayi kollarımız ile dünyada rekabet ediyoruz. Savunma sanayiinin birçok sektörden farkı, sayılı ülkelerin elde ettiği bir küme ile karşılaştırılıyor olmamız. O ligde yarışmak için aynı standart ve kaliteyi yakalamanız gerekiyor. Rakipler dünyanın en iyileri. Bu durum da bizlere ‘en iyisi olma’ yolunda motivasyon sağlıyor” dedi.

Murat İkinci: “İç üretimi harekete geçirerek ciddi ekonomik katkı sağlıyoruz”

Roketsan Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Murat İkinci, “Dünyada ürünlerini ihraç edebilen, kritik alanlarda yerli teknolojiler üretebilen global bir şirket konumundayız. Atmaca projesi ile gemi savar ihtiyacını karşılayarak Türk Deniz Kuvvetleri’ne hizmet ediyoruz. Bu tür teknolojilerin ekonomik açıdan 3 önemli avantajı var: Birincisi, kendi yapmış olduğumuz ürünler yurtdışından alındığında birçok marj almayı gerektiriyor. Yani kendi ürünümüz ile alırken kazanıyorsunuz. İkincisi ise ürünü dışarıdan almadığınızda devletin vermiş olduğu bütçe ile ekonomiye katkı sağlamış oluyorsunuz. Üçüncü nokta ise burada geliştirilen teknolojilerin kaldıraç etkisi yaratıyor olması. Askeri alanda yapılan faaliyetler ve iç piyasadaki büyüklük, ihracattaki potansiyel bakımından büyük katkı sağlıyor. İç üretim harekete geçerek ciddi ekonomik katkı sağlıyor” dedi.

Özgür Güleryüz: “Savunma Sanayii Başkanlığı’ndan tam bağımsız savunma görevi aldık”

STM Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Özgür Güleryüz, “STM çok köklü, ancak en az bilinen firmalardan biri. Türkiye’nin en büyük askeri denizcilik firmasıyız. Özellikle her zamanki motivasyonumuz her ne yapacaksak, ekosistem ile birlikte yapıp birlikte büyümek. STM’nin içinde bulunmadığı faaliyet alanı yok. Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından bize verilen görev, savunmada tam bağımsızlığı sağlamak için gerekli mühendislik faaliyetlerini gerçekleştirmek. Örneğin NATO istihbarat altyapısı STM tarafından sağlanıyor. Geleceğin teknolojilerine yatırım yapmak oldukça mühim. Savunma ihracatı şu an düşük ve umarım yakın gelecekte yükselecektir. Hepimiz en baştaki motivasyonu ‘tam bağımsız Türkiye’ydi. Türk yerli milli firmalar olarak TSK ihtiyacının yüzde 85-90 oranını karşılar duruma gelindi. Artık uluslararası pazarda gerçekten en iyi teknik çözüm ve pozisyonları sunar hale geldik. Bir taraftan kendimize güvenimiz arttı, bir taraftan da TSK uluslararası sahada marka haline geldi ve ihracat ile bu oran daha da büyüyecek” dedi.

Uğur Coşkun: “TSK için metaverse konularında uygulamalar geliştiriyoruz”

BİTES Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürü Uğur Coşkun, “Metaverse teknolojileri hayatımızın bir döneminde çok önemli bir konuydu ve şu anda da önemini koruyor. Biz mevcut durumda TSK için de metaverse konularında uygulamalar geliştirmek için efor sarf ediyoruz. Buradaki deneyimlerimizin de metaverse ortamına aktarılmasını amaçlıyoruz. Artırılmış gerçeklik deneyim ve tecrübelerimizle, bir aracın bakım onarımının artırılmış gerçeklik programı ile yapılması üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sektörün belli ihtiyaç alanlarında çalışan, inovasyon odaklı start-up kültürü ile ilerleyen bir şirket olarak elde etmiş olduğumuz teknolojiler ile ülkemiz adına daha yararlı olacak formülü sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı