Kadir Polat
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Diğer ülkelerde pek rastlanmayan yönlerinden biridir toplumumuzdaki teste dayalı yaşam sistemi.

Daha kendimizi tanımaya başladığımız günlerde başlar büyüklerle imtihanımız, her daim bizi test eden hocalarımızda mevcuttur aslında.

Bazen kendi ebeveynimiz, veya komşumuz, dıdımız, dıdısının dıdısı falan işde.

“Annenimi çok seviyorsun Babanı mı” ?

Hayır soruda öyle bi zamanda sorulur ki cümle alem kulak kesilir verilecek cevaba, Anne diyecek olsan babadan gelen şekerlemeler risk altında,baba desen, tabi , kahrını anne çeksin o babayı seçsin ohh ne güzel memleket cevabıyla anne nin imalı bakışı.

Zaten çocuk aklı, renkten renge girmekten ne diyeceğini bilmezsin, işde araya bi aklı selim kişi girer “neyse zorlamayın çocuğu” der de anı kurtarırsın . Hayır kopya verende çıkmaz ki ikisini de seviyorum diyip çıkalım işin içinden.

Neyse o anı kurtardım diye sevinirsin biraz zaman geçer bu defa “Anne anne nimi çok seviyorsun yoksa Babaanneni mi ” diye bir soruyla allak pullak olur aklımız.

Hayır, artık küçük de değiliz ki vereceğimiz cevabı “çocuk aklı işde” diye geçiştirsinler sürekli bi arayış içerisindedirler hangisini sevdiğimizi bilseler ne yapacaksalar artık onuda anlamış değilim ya.
Sanki liste tutmuşlar şu yaşda şu bu yaşda bu soru sorulacak diye.

Aklımıza gelmeyen öyle sorulara muhatap oluruz ki bilahare kabullenme moduna geçeriz artık.

He, unuttum sanmayın birde “hangi dedeni daha çok seviyorsun” diye sorarlar.
Hasbinallah !

Bir müddet milli eğitim bakanlığı müfredatında olmayan çift seçenekli testlerden geçip kendimizle dahi çelişir duruma geldikten sonra olgunlaşmaya başlarız. Hayatın akışı devam ederken irademiz çerçevesinde kararlar alır uygulamaya çalışırız. Arada bi kaçamak sorularda gelir tabi ki cift seçenekli.

Daha sonra evlenir çekirdek ailemizi kurarız, hayata bakış açımız, planlarımız, bir çok şey değişir , ama makus talihimiz değişmez, bu defa sınav konumuz eşlerimiz dir

Annen mi güzel yemek yapıyor yoksa eşin mi ?

Evde oturuyorsun telefon çaldı, “oğlum sevdiğin yemeği yaptım yemeğe bize gelin” dedi ama aynı zamanda eşinde aynı yemeği yapmış, şimdi ne yapacaksın ?

Bu ne müthiş bi senaristliktir, hangi ara düşündün, hangi ara uyarladın ! neyin peşindesin muhterem…

Kendi eksikliklerini başkalarında da görüp mutlu mu olacaksın? aldığın cevaplara göre eşinin hangi kategoride olduğunamı bakacaksın? dost meclislerinde anlatmak için konumu lazım, ay biliyormusun, şunun oğlu anasına böyle yapmış, böyle demesi gerekirken şöyle demiş.

Eminim bir çok kişi iyi niyetinden sorar bu soruları, ama unutuyoruz her ilaç her bünyede aynı etkiyi göstermez, olur ki biri neden ben değil de o diyerek ufak bi önyargı ya kapılır ve ilerleyen zamanlarda araya kırgınlık, küskünlük girer.

Sevgili dostlar; bırakalım böyle ikircikli tuzak soruları, hayat dediğimiz olmakla olmamak arasındaki anlık zaman dilimiden ibarettir.

Art niyetli olmayalım yeter, cokda bi önemi yok, yaptığımız paylaşımda kimi ne kadar sevdiğimizi dillendirmenin, Sevelim yeter ki

Benim hayatımda sevdiklerimin hepsi birbirinden değerlidir ve hepsinin yeri ayrıdır.

Önemli olan birini diğerine üstün kılıp seçmece değil, hepsine kendi değerlerini vermektir.

Her daim sevmek, sevilmek dileğiyle..

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.